Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanıkların icra müdürlükleri nezdinde alacaklı olduğu takip dosyalarının araştırılıp varsa borçluların faiz karşılığı sanıklardan ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulması, faiz karşılığı borç para verip vermedikleri hususunda detaylı kolluk araştırması yaptırılması, vergi mükellefi olduklarının tespiti halinde ve gerektiğinde haklarında vergi incelemesi yaptırılması sanıklar ile müştekiler arasında ticari ilişki olup olmadığı hususunda dosya içindeki belgelerde dikkate alınarak, kazanç elde etmek amacıyla borç verildiği iddia edilen miktarlar ile yapılan ödemeler ve devri yapılan taşınmaların değeri de dikkate alınarak sanıkların ticari defter ve belgelerinin temin edilerek bilirkişi raporu aldırılması, sanık ...'ın yargılamaya konu eylem yönünden İnönü Üniversitesi ...Tıp Merkezi tarafından düzenlenen 26/03/2015 tarihli rapor içeriğinde durumunun tefecilik suçu ile ilişkili olmadığı belirtilmesine karşılık hakkında TCK'nın 32/2. maddesinin tatbik olunabileceği belirtilmek suretiyle çelişkiye sebebiyet verilmesi ile sağlık kurulu raporunda belirtilmediği halde sanık hakkında TCK'nın 32/1. maddesinin tatbikine karar verilmesi nedeniyle, sanığa ait tüm tedavi evrakları varsa film ve grafiler de temin edilerek 5237 sayılı TCK'nın 32/1-2. maddesi kapsamında işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu eylemle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı ya da azalmış olup olmadığı konusunda tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesi sağlık kurulundan, üniversite hastanelerinin ruh sağlığı ve hastalıkları ana bilim dalı başkanlıklarında usulüne göre teşkil edilmiş heyetten ya da Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi sonrasında sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu sonuç hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Tefecilik suçunun pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişilerin suçun mağduru olarak kabulüne olanak olmaması, bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğinde ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmaması, bu nedenle sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davalarına CMK'nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekilerin katılma hakkı olmadığı halde mahkemece müştekiler haklarında usulsüz olarak katılma kararı verilip müştekilerin kendisini vekille temsil ettirdiğinden bahisle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy