Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
1)Sanık ... hakkında tefecilik yapmak suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık ...'a yüklenen tefecilik suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanıkların sorgusunun yapıldığı 24/01/2012 tarihi ile temyiz inceleme günü arasında belirtilen sürenin gerçekleştiği, başkaca zaman aşımını kesen sebebin de bulunmadığı anlaşılmakla, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zaman aşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2)Sanıklar ..., ..., ... hakkında tefecilik yapmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasanın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1, 230/1 ve 289/1-g maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının sanıkları, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçe üzerinde tutarlılık denetimini yapabilmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların ve sabit görülen fiilin, iddianın, savunma ile tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak kurulacak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan kanaatin ortaya konulması gerekirken yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1-Tanıklar ...,..., ... ve kefil olan ...'in beyanlarında, sanık ...'un faizle borç para verdiğini belirtmelerine rağmen, sanığın Türk
Ceza Kanunu'nun 37 yollaması ile mahkumiyeti yerine yazılı şekilde Türk Ceza Kanunu'nun 39/1-2.c maddesinin uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Sanıkların suça konu eylemleri birden fazla kişiye karşı, değişik tarihlerde zincirleme şekilde gerçekleştirdiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerini içeren Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinin uygulanmaması,
3-Dosya içeriğine göre 08/07/2010 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2011 olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı sanıklar ..., ... ve ... müdafiileri ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 20/05//2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy