Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelendi;
Temyiz dilekçelerinin kapsamına göre incelemenin katılan Hazine vekilinin sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükmü ile sanık ... müdafiin müvekkili hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre 11/02/2008 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 10/10/2008 olarak yazılması ile 14/01/2014 tarihli celse de davaya katılmasına karar verilen Hazinenin gerekçeli karar başlığında müşteki olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanığın işlediği iddia olunan tefecilik suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241/1 maddesinde suç tarihinde göngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile temyiz inceleme günü arasında zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
2- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre 27/10/2008 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına 10/10/2008 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanığa yüklenen açığa imzanın kötüye kullanılması suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 209/1 maddesinde göngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanunun 66/1-e ve maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile temyiz inceleme günü arasında zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy