Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak, bedelsiz senedi kullanmak
Hüküm : Bedelsiz senedi kullanmak suçundan beraat,
Tefecilik suçundan TCK'nın 241/1, 62/1, 52/2, 51 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelendi;
1-Bedelsiz senedi kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Bedelsiz senedi kullanma suçundan Hazinenin zarar gören sıfatı bulunmadığından, Hazine vekilinin sanık ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Tefecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması,
2-TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu, Kanun'un "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK'nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekinin katılma hakkı olmadığı halde mahkemece müşteki ... hakkında usulsüz olarak katılma kararı verilip müştekinin kendisini vekille temsil ettirdiğinden
bahisle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
3-Hükümden önce 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi,
4-Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
5-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin suça konu ödünç paranın verilme tarihi olan 05/05/2014 olarak gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy