Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelendi;
Sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müşteki ...’in katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müştekinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, yine Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca, bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğu anlaşılmakla, yargılama aşamasındaki katılma isteği 01/03/2016 tarihli celsede reddedilen ancak sanığa isnat edilen tefecilik suçunun mağduru olduğu anlaşılan Hazine vekilinin kararın tebliği üzerine gerçekleşen temyiz isteğinin süresinde yapıldığı ve dilekçe içeriğine göre davaya katılma iradesini ortaya koyduğu da gözetilerek katılma talebinin CMK'nın 237/2, 260. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak KABULÜNE,
İncelemenin katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığından bahisle beraatine karar verildiği halde, hüküm fıkrasında CMK'nın 223/2-a maddesi yerine aynı Kanun'un 223/3-c maddesine yer verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy