Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/05/2012 tarihli ve 2011/598 Esas, 2012/412 Karar sayılı kararı ile tefecilik suçundan ve tehdit suçundan ayrı ayrı verilen 2 yıl hapis cezasına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın sanık açısından itiraz edilmeksizin 15/06/2012 tarihinde kesinleştirildiği, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2015 tarih ve 2014/128 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararı ile sanığın silahla basit yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştirildiği, kesinleşmiş gerekçeli kararın CMK'nın 231. maddesi uyarınca ... 7. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği ve böylelikle mahkemece ihbar üzerine ele alınan dosyada verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının açıklanmasına karar verilmiş ise de;
Öncelikle sanığa yüklenen tefecilik suçundan doğrudan zarar gören Maliye Hazinesinin usulüne uygun şekilde dava ve duruşmalardan haberdar edilmediği, şikayet ve delillerini bildirme ve kamu davasına katılma olanakları sağlanmadığı ve ayrıca;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adresi (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adresi) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebliği yoluna gidilmesi, bu surette çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresi bilinen en son adres olarak kabul edilmek ve tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine gereği, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2.
maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiği şerhi düşülmek suretiyle sanığa gerekçeli kararın tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği halde; gerekçeli kararın sanığa usulsüz tebliğ edildiği anlaşıldığından; tefecilik ve tehdit suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların usule uygun kesinleşmesinden bahsedilemeyeceğinden denetim sürelerinin başlamadığı, 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesi uyarınca hükümlerin açıklanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanması sureti ile yazılı şekilde hükümlerin tesisi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 13/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy