Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanmak
Hüküm : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre ..., ... ve ... yönünden 31/12/2010 ve 31/12/2011 olan eylem tarihinin gerekçeli karar başlığına 2009 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların işlediği iddia olunan görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 31/12/2003’den karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri gözetilmek suretiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
3- Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların işlediği iddia olunan görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihleri olan 31/12/2005 ve 31/12/2008 tarihleri ile temyiz inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
4- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıkların savunmalarının alındığı 11/02/2016 tarihli celsede sanıkların usulüne uygun ve tam olarak kimlik tespiti yapılmadan savunmalarının alınması suretiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147/1-a ve 191/3-a maddelerine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Gerekçeli karar başlığında sanıklar ... ve ... yönünden 31/12/2010 ve 31/12/2011 olan eylem tarihinin 2009 olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 02/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy