(3008 S. K. m. 16)
Davanın konusu, iş aktinin haksız olarak bozulması sebebine dayanan bir tazminat isteğine ilişkindir.
Mahkeme, iddiayı sabit görerek, tazminat isteğini hüküm altına almıştır. Buna karşı davalı, davacı işçinin sadakate aykırı davranışını tesbit ettiği için 3008 Sayılı Kanunun 16. maddesine dayanarak iş aktini bozmak zorunda kaldığını savunmuştur.
Gerçekten bekçi olan davacının görevini ifa sırasında uyumuş olduğu, uyuşmazlık konusu değildir. Davacıya tesislerle malzemenin muhafazası görevi de tevdi edilmiştir. Öte yandan toplu iş sözleşmesinin 42. maddesi, İş Kanunun 16. maddesinde öngörülen hakların saklı tutulduğu esasını kabul eden bir hükmü de kapsamaktadır. Bekçilik görevi, özellikle işin önemi de gözönünde tutulursa uyumamayı icap ettirir. Davacının iş sırasında uyuması sadakate aykırı bir davranış olmak gerekir. O halde, işverenin, anılan kanunun 16. maddesine dayanarak akti feshetmesinde kanuna aykırılık düşünülemez.
Mahkemece bu hukuki esas gözönünde tutulmaksızın yazılı sebep ve düşünce ile tazminat isteğinin kabulü yasaya uygun bulunmamıştır.
Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.02.1968 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy