(1086 S. K. m. 275)
Hükmün asıl dayanağını teşkil eden bilirkişi raporu, savunmaya uygun şekilde maddi vakıaların varlığını kabul etmekte ve buna göre bir sonuca ulaşmaktadır. Maddi vakıaların iddiaya uygun olarak kabulü halinde ise, varılacak sonucun başka olacağı hususu açıktır. Bu bakımdan her şeyden önce bilirkişi mütalaasına esas olacak vakıanın tesbiti zorunludur. Öbür yandan maddi vakıaların tesbitinin tamamen hakime ait bir ödeve bulunduğu söz götürmez, bilirkişi mahkemece sabit görülmüş vakalar üzerinde mütalaa yürütür; yoksa, mevcut delilleri bizzat takdir ederek sabit gördüklerine göre mütalaa vermez. Bundan başka, bilirkişi, incelemesini yaparken, iş kazasının olduğu yerde mevzuat ve iş hayatının gereklerine göre işverence alınması ve işçi tarafından uyulması gerekli tedbirleri ve hususları bir bir tesbit etmek ve mahkemece belirtilen sabit vakıalara göre bunlara ne dereceye kadar riayet edildiğini incelemek ve buna göre bir sonuca varmak mecburiyetindedir. İş bu davada bu hukuki esaslara uyulmamış ve dosya bilirkişiye tevdi edilerek alınan rapora göre hüküm tesis edilmiştir.
O halde, temyiz itirazları bu bakımdan kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 24.06.1968 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy