(854 S. K. m. 28, 42) (6762 S. K. m. 1235, 1259, 1261)
Dava: Davacı avukatı müvekkilinin davalıya ait işyerinde işçi olarak çalıştığını, fazla çalışma parasıyla hafta tatili gündeliklerinin ödenmediğini ileri sürerek, buna ilişkin alacaklarının % 50 zamlı olarak ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya incelenerek temyiz isteğinin süresinde ve işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 1.6.1971 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden ve duruşma isteyen davacı adına Avukat N..... E..... ile karşı taraf adına Avukat R..... P..... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Tekel Genel Müdürlüğüne bağlı İ........ Tekel Nakliyat Şubesinde gemi adamı olarak çalıştığını, 23.7.1964 - 31.7.1967 tarihleri arasında fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti ile zamlarının ödetilmesini istemektedir.
Davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Mahkeme, Deniz İş Kanununda zamanaşımına ilişkin özel bir hüküm olmayıp, Türk Ticaret Kanununun 1235/3-1259 ve 1261 inci maddelerinde gemi adamlarının hizmet ve iş sözleşmelerinden doğan alacaklarının bir senelik zamanaşımına tabi olduğu gerekçesiyle davanın bu yönden reddine karar vermiştir.
Buna karşı davacı vekili, müvekkilinin hizmet sözleşmesinin halen devam ettiğini kanunda öngörülen zaman aşımı süresinin hizmet akti nihayete erdikten sonra işlemeye başlayacağını ileri sürmektedir. Gerçekten Deniz Ticaret Kanununun, zamanaşımı başlangıcına ilişkin 1261 inci maddesinin 1 inci bendinde, 1235 inci maddenin 3 üncü bendinde yazılı gemi adamlarının alacakları hakkında hizmet veya iş münasebetinin bittiği tarihten itibaren zamanaşımının işlemeye bağlayacağı hükmü yer almıştır. Mahkemece hizmet aktinin halen devam edip etmediği, hizmet akti sona ermiş ise davacının işten ayrıldığı tarihten itibaren bir yıllık süre içinde dava açılıp açılmadığı tahkik konusu yapılmaksızın davanın zamanaşımı yönünden reddi usul ve yasaya aykırıdır ve davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA ve davacı avukatı yararına takdir edilen 850 lira duruşma avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, 07.06.1971 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy