(506 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, eşinin davalıya ait işyerinde işçi olarak çalışmakta iken, meydana gelen iş kazasında öldüğünü, kazanın işverenin gerekli emniyet tedbirlerini almamasından ileri geldiğini, böylece ölenin desteğinden yoksun kaldığını söz ederek, bundan doğan maddi ve manevi tazminatın davalıya ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar: Sabit olan dava uyarınca gerçekleşen 30.000 lira maddi ve manevi zararın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Dosya incelenerek temyiz isteğinin süresinde ve işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.4.1971 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz yeden ve duruşma isteyen davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf davacı Hatice Yalnız geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklanamsı dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Hesap bilirkişisi davacının kocası işçinin ölümü üzerine yoksun kaldığı gelirini tespit ederken SSK'nca düzenlendiği anlaşılan kusur raporunun göz önünde tuttuğu anlaşılmaktadır. Bu rapora karşı davalı işveren vekili, kusur yönünün bilirkişiye incelettirilmesi gerekeceğini ileri sürerek itiraz etmiştir. Gerçekten taraflardan olmayan sigorta kurumunun kendi müfettişi tarafından yapılan incelemeye göre tespit edilen kusur durumunun işbu davada davalı işvereni bağlamaz. Az önce açıklandığı gibi davalının itirazı üzerine kusur yönünün seçilecek üç kişilik bilirkişi kuruluna tespit ettirilmesi ve bilirkişi kurulunun kusur yönünü araştırırken dosyada mevcut olmayan raporu ve dosyadaki diğer belgeleri ve tarafların iddia ve savunmalarının gözönünde tutması ve iki rapor arasında aykırılık varsa, bunun nedenlerini ve dayanağını göstermesi gerekir. Ancak, bu biçimde yapılan inceleme ile tespit edilecek kusur durumuna göre tazminat miktarının tespiti mümkün olur.
Mahkemenin bu yönü göz önünde tutmaksızın dosyada bulunmayan ve taraflardan olmayan sigorta kurumunca tespit edilen kusur oranına göre tazminat tutarının hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz edilen kararın gösterilen sebepten BOZULMASINA ve bozmanının niteliğine göre davalının diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye geri verilmesine 26.4.1971 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy