(1086 S. K. m. 283)
Dava: Davacıların murislerinin iş kazası sonucu ölümü üzerine uğradıkları maddi ve manevi zararın ödetilmesi isteğiyle açtıkları davanın sabit olmadığından reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, miras bırakanların iş kazası sonucu ölümü nedeniyle maddi manevi tazminat istemişler, mahkemece, olayda kusurun tamamının miras bırakanda olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Ceza dosyasındaki bilirkişi raporlarından birinde kazanın oluşunda kusur oranları tespit edilmiş ve dolayısıyla tüm kusur miras bırakana verilmemiştir. Bu raporda kusur oranları belirlenirken gerekçe de gösterilmiştir. Bu suretle bilirkişi raporları arasında görüş birliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Öncelikle bu gibi tamir yerlerinde alınması gereken tedbirler ve kazaya yol açan vasıtanın kendiliğinden harekete geçmesini önleyecek araç ve gereçlerde dikkate alınarak olayın vukuu hakkında krokide çizdirilerek belirlenmeli, işverenin bunlara uygun hareket edip etmediği incelenmelidir. Ayrıca kaza sırasında yardımcı olarak bulunan kişinin yeteneksiz olduğunun, kusurun tamamını kazalıya veren bilirkişiler bildirmişlerdir. Ancak tamirin niteliği itibariyle yardımcı olarak bulunan kişinin belirli ölçü ve düzeyde bilgi ve deney sahibi olması gerekip gerekmediği araştırılmamıştır; eğer gerekiyorsa, işverenin bu nitelikte bir yardımcı bulundurmaması vakıası, kendisinin kusursuz kabulü ile çelişir bir sonuç doğurur. Diğer taraftan, bilirkişilere olayda tehlike halinin bir payı bulunup bulunmadığı da incelettirilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yetinilmesi isabetsizdir. Karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy