(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılarla, toplanan delillere ve gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsımı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı, dava açarken alacağı için kanuni faiz istemiştir. İstek tarihindeki yasal faiz %5 oranındadır. Ne var ki yargılama sırasında 30.7.1983 tarihli resmi gazetede yayımlanan 2869 sayılı Kanun yürürlüğe girmiş ve bu Yasa ile İş Yasasının 14 ncü maddesine yeni bir kural getirilerek kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi sebebiyle açılacak davanın sonunda gecikme süresi için ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin hükme bağlanması esası kabul edilmiştir.
Yasaların zaman içindeki yürürlük kuralı gereğince yeni hükmün yürürlük tarihinden önce açılmış olan davalara uygulanması mümkün değildir. Yasada (açılacak davadan) sözedilmesi de bu ilkeyi doğrulayıcı bir kural olarak getirilmiştir. Diğer yönden bu isteğin daha önce açılmış davanın kapsamı içinde olduğu da düşünülemez.
3 - Yasada sadece kıdem tazminatından bahsedildiği halde ihbar tazminatı için de mevduat faizine hükmedilmesi de hukuki dayanaktan yoksundur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten davalı yararına BOZULMASINA, 20.01.1984 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy