(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatıyla kıdemli işçiliği teşvik ikramiyesinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma davetiyesinin taraflara tebliği için yapıştırılacak posta pulu olmadığından duruşma isteğinin HUMK'nun 438 inci maddesinin 1. fıkrası gereğince reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının önceki çalışmasına ilişkin hizmet akti 1976 yılında işveren tarafından feshedilmiş, 1978 yılında tekrar işe alınmış, 1982 yılına kadar çalıştıktan sonra bu tarihte hizmet akti yine işveren tarafından feshedilmiştir. 1475 sayılı İş Kanunu'nun değişik 14 üncü maddesinin 8 inci fıkrasında aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmeyeceği hükmü yer almıştır. Yasanın bu hükmü kamu düzenine ilişkin olup, emredici niteliktedir. Aksine yapılan sözleşmeye geçerlilik tanınamaz. Alınan kıdem tazminatının iadesi suretiyle hizmetin ihyası da geçerli olamaz. Davacının önceki hizmet süresi için evvelce kıdem tazminatı ödenip ödenmediği dosyadan anlaşılamamaktadır.
Bu durumda davacının önceki fesihle ilgili olarak kıdem tazminatı alıp almadığı araştırılarak, yukarıda açıklanan ilke de göz önünde tutulmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm tesisi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten davalı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde ilgiliye iadesine oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
İşveren davacı işçinin hizmet sözleşmesini 1976 yılında bozarken kıdem tazminatını ödemiş; 1978 yılında tekrar aynı işyerine alınmış, yeniden işe alınırken yürürlükteki Toplu İş Sözleşmesine göre önce aldığı kıdem tazminatını iade etmiş, işçi 1982 yılına kadar çalışmış bu tarihte işveren hizmet sözleşmesine son vermiştir. Davacı ilk işe girişinden 1982 yılına kadar olan hizmeti için kıdem tazminatı istemiş, mahkeme isteği kabul etmiş, karar aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı ödenemeyeceği gerekçesiyle bozulmuştur.
Esasen aynı kıdem süresi için iki defa kıdem tazminatı ödemiş olmamaktadır.
Gerçekten İş Kanununun değişik 14 üncü maddesinin 9 uncu fıkrası hükmünce "aynı kıdem süresi için bir defadan fazla kıdem tazminatı veya ikramiye ödenmez." Bu hüküm buyurucu nitelikte olup, Toplu İş Sözleşmeleri ile de bertaraf edilemez. Ne var ki davacı işe ikinci defa yeniden alınırken işveren o zamanki Toplu İş Sözleşmesine göre daha önce ödediği kıdem tazminatını geri istemiş, davacı iyi niyetle, aldığı kıdem tazminatını iade etmiş ve bir süre daha çalışmış ve işine işverence son verilmiştir. Burada davacının mevcut bir Toplu İş Sözleşmesinden yararlanarak, ücretlerin yükseldiği bir sırada tekrar işe giriş kısa bir süre çalıştıktan sonra yüksek kıdem tazminatı almak amacıyla hareket etmesi hali söz konusu değildir; esasen davalı da böyle bir şeyi iddia etmemiştir. Hal böyle olunca davacı mevcut bir Toplu İş Sözleşmesine güvenerek hareket etmiş davalı işverende gene aynı davranış içinde bulunmakla, yeniden işe girerken de alınan kıdem tazminatı iade edilmiş bulunmakla davacı Medeni Kanunun 2 nci maddesi uyarınca kıdem tazminatını tüm hizmet süresi için istemekte haklıdır.
Yukarıda açıklanan duruma, Toplu Sözleşme hükmü geçersiz olmakla beraber olayın özelliğine ve Medeni Kanunun 2 nci maddesine göre, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle onanması düşüncesindeyiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy