(1475 S. K. m. 73)
Davacılar, iş kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Zararlandırıcı olayın oluş biçimi itibariyle, bilirkişi raporunda, Y.G. hücrelerine girme ve (çalışma) yetkisi olan kimselerin girebileceği ve kazalı ile köy muhtarının, bu çok tehlikeli yerlere girmesinin önlenmemiş olduğu açıklanmıştır.
1475 sayılı Yasanın 73 üncü maddesi, her işverenin, işyerinde işçilerinin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmakla yükümlü olmasına karşılık, işçilerin de bu yoldaki usuller ve şartlara uymak zorunda olduğunu belirtmiştir.
O halde, müteveffanın, kaza olan yere girme ve çalışma yetkisi olan kişilerden bulunmamasına göre, müteveffanın da olayın oluşmasında müterafik kusurunun olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu yeterli olmadığından, uzman bilirkişiler kurulu aracılığı ile inceleme yapılarak kusur oranının saptanması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, yerel mahkemenin yeterli ve doyurucu olmayan rapora dayanarak hüküm oluşturması isabetli görülmemiştir.
Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair cihetlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.1984 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy