(506 S. K. m. 15, 26)
Dava: Davacı, davalının sevk ve idaresindeki araçla ölümüne sebebiyet verdiği işçilerin hak sahiplerine yapılan harcamaların rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işverenin, davalı işçisi aleyhine açmış olduğu rücü davasında söz konusu edilen olayda davalının 5/8 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm tesis edilmiş ise de; Ankara 1. asliye Ceza Mahkemesinin 1982/299 esas sayılı dosyası içinde bulunan 3 kişilik bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 27.02.1983 tarihli raporda davalı işçinin olaya karışan minibüsü ehliyetsiz olarak irade ettiği belirtilmiş ve davalı da sıradan işçi olup kendisinin şoförlüğe verildiğini bildirmiş bulunmaktadır. Gerçekten davalıya ehliyetsiz olduğu halde vasıta kullandırılmış ise, burada işverenin ağır kusurundan söz edilmek gerekir. Ve bu hal davalı yönünden olayda tespit edilen diğer sorumluluk unsurlarından ayrı olarak mütalaa edilmesi icabeder. Ancak davalının da ehliyetsiz oto kullanmaya rıza göstermiş olmasının olayın değerlendirilmesinde göz önünde tutulması mümkün olabilir. Ne var ki bunların değerlendirilmesinin bir bilirkişi kurulu aracılığı ile yapılmasında fayda vardır. O halde belirtilen hususlar dikkate alınmak ve gerekirse bu konuya ilişkin olarak tarafların gösterecekleri delillerde toplandıktan sonra bir bilirkişi kurulu aracılığıyla inceleme yaptırılarak davalının gerçek sorumluluğu buna göre tespit edilip bir karar verilmek gerekirken bu hususlar dikkate alınmaksızın yukarıda işaret edilen kusur oranına göre davalının sorumlu tutulmuş olmasında isabet yoktur.
Bu nedenle kararın bozulması icabetmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten dolayı davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.03.1985 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy