(1475 S. K. m. 14)
Dava:Davacı, kıdem tazminatı farkının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kamu kuruluşunda 26.5.1959-17.12.1969 tarihleri arasındaki hizmet süresinin sonraki hizmetinden emeklilik sebebiyle ayrıldığı halde, kıdem tazminatının hesabında birleştirilmediğini ileri sürerek bu sürenin kıdem tazminatını istemiştir.
Gerçekten davacı, 26.5.1959 tarihinde davalı kurumda çalışmaya başlamış,10.12.1969 tarihinde disiplin kurulu, haklı sebep olmaksızın devamsızlık yaptığından işten ihracına karar vermiş, bu karar 17.12.1969 tarihinde infaz edilerek iş akti feshedilmiştir.
Yaşlılık aylığına hak kazanma halinde ayrı veya değişik kamu kuruluşlarındaki hizmet sürelerinin birleştirilmesi İş Kanunu'nun l4'üncü maddesinde temel ve genel ilke olarak kabul edilmiş, ancak bu hükmü düzenleyen fıkradan sonra gelen hükümlerde buna bazı sınırlamalar ve koşullar getirilmiştir. Bunlar arasında birleştirilecek hizmetin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde ayrılmamış olma şartı da yer almıştır. Davacının ise, yukarıda anlatıldığı gibi birleştirilmesini istediği hizmeti devamsızlıktan, başka bir deyimle kıdem tazminatını gerektirmeyecek şekilde sona ermiştir.
Her ne kadar 7.1.1970 tarihinde yeniden işe alınırken naklen atamadan söz edilmiş ise de, bu hal disiplin kurulunun ihraç kararının olumsuz sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Sonuç olarak davanın reddi gerekirken kabulü Yasa'nın kamu düzeniyle ilgili olarak ortaya koyduğu esaslara aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, (...) 6.2.l986 gününde oybirliği ile karar verildi. *
Full & Egal Universal Law Academy