(1086 S. K. m. 238, 239) (1475 S. K. m. 13, 17)
Davacı, ihbar kıdem ve kötü niyet tazminatı ile fazla çalışma parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1 - Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebepler göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı iş akdinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın fesh edildiğini ileri sürmek suretiyle ihbar ve kıdem tazminatı istemiştir. Davalı iş akdinin İş Kanununun 17/II. nci fıkrası uyarınca fesh edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İşçinin iş ihbar ve kıdem tazminatını gerektirmeyecek şekilde feshinin ispatı işverene aittir. İşçi bunun ispatı ile yükümlü değildir. Olayda davalı işveren haklı neden ileri sürdüğüne göre bunu kendisinin ispat etmesi gerekir. Esasen bu konuda davalı şahit de dinletmiştir. Bu durumda iş, mevcut deliller ve davalının dinlettiği şahit ifadeleri değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi icap ederken bunun ispatı davacıya yüklenerek kesin mehil içinde delillerin göstermediğinden bahisle ihbar ve kıdem tazminatının reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 19.03.1986 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy