(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, gecikme, zammından doğan alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- İşyeri ile ilgili olmayan bir suçtan tutuklanması üzerine iş akdinin feshinde işçiye kıdem tazminatı verilebileceği esası son yıllarda oluşan Yargıtay içtihatları ile benimsenmiştir. Davacının işyeri ile ilgili olmayan bir suçtan tutuklanması nedeniyle iş akdinin feshi, sözü edilen içtihatların oluşmasından önceye aittir. Böyle olunca içtihattan önceki sürede kıdem tazminatının geç ödenmesinden dolayı gecikme zammı söz konusu olamaz. Bu nedenle kıdem tazminatı davasının onandığı 23.11.1984 tarihinden öncesi için gecikme zammına karar verilmiş olması doğru değildir. Davacı ancak 23.11.1984 tarihinden sonrası için gecikme zammı isteyebilir.
2- Kabule göre de, gerçekleşen gecikme zammı için, yazılı şekilde BK. nun 44 üncü maddesinin uygulanmaması da isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.03.1986 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy