(2822 S. K. m. 58) (1086 S. K. m. 533)
Karar: 1- Tarafların, yazılı sözleşme gereği, özel hakeme başvurabilecekleri konusunda uyuşmazlıkları olmadığı gibi, hakemde açılan davanın hak uyuşmazlığına ilişkin bulunduğunda da ihtilafları bulunmamaktadır. Ancak, hakemlerin davayı incelediği sırada taraflarca ileri sürülmemişse de, hakemlerden bir kısmının hakem kararında ve temyiz eden tarafından da Yargıtay incelemesi sırasında ileri sürülen usule ilişkin uyuşmazlık, yüksek hakem kurulunun iş bu davada özel hakem olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.
08.07.1964 gün 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca hakimlerin hakem olamayacakları konusu kamu düzenini ilgilendirdiğinden Yargıtay incelemesi sırasında re`sen gözetilecek hususlardan olmakla en evvel bu konunun incelenmesi gerekmiştir.
2822 sayılı Kanunun 58/1 maddesi uyarınca (Hak) ve (Menfaat) uyuşmazlıklarında özel hakeme başvurulabileceği ilke olarak kabul edilmiş ve 2.bentte menfaat uyuşmazlıklarında hakemlerin görev yaparken tabi olacakları hükümler açıklanmıştır. Her ne kadar 3.bentte hak uyuşmazlıklarında (Özel hakem kararları genel hükümlere tabidir) denilmiş ise de, bu deyim hakemin kimlerden olacağına dair bir sınırlama niteliğinde değildir. Sözü edilen maddenin son bendinde ise, Yüksek Hakem Kurulunun Özel Hakem olarak tayinine imkan tanınmıştır. Kanun koyucunun, önceki bentlerde (Menfaat) ve (Hak) uyuşmazlıklarından ayrı ayrı söz etmişken son bentte sadece (uyuşmazlığın her safhasında) demek suretiyle her iki çeşit uyuşmazlığı içerecek bir sözcükle hem hak uyuşmazlığını ve hem de menfaat uyuşmazlığını kasdettiği açıktır. Aksi halde, bir başka-deyimle, hak uyuşmazlığında yüksek hakem kurulunun özel hakem olarak tayini amaçlanmamış olsa idi, Yüksek Hakem Kurulunun menfaat uyuşmazlıklarında özel hakem olabileceğine dair açık bir hüküm getireceğine şüphe yoktu. Onun için 2822 sayılı Kanunun 58/3 maddesi 2.cümlesindeki (hak uyuşmazlıklarında özel hakem kararları genel hükümlere tabidir) sözü, hak uyuşmazlıklarında, hakemin yüksek hakem kurulu da olsa H.U.M.K'a göre karar vermek zorunda olduğunu ve Yargıtay incelemesinin de aynı hükümlere tabi olacağını gösterir niteliktedir.
Bu itibarla, 2822 sayılı Kanunun 58. maddesi son bendi özel ve istisnai bir hüküm olmakla, kurul üyelerinden birisi hakim olsa da Yüksek Hakem Kurulunun toplu sözleşmeden doğan hak uyuşmazlıklarında Özel Hakem olarak görev yapabileceğinin kabulü gerekir. Onun için davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Hakem kararının esasına ilişkin olarak ileri sürülen davalının temyiz itirazları HUMK`nun 533.maddesinde sayılı sebeplerden hiçbirisine uygun bulunmadığından reddi gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan Hakem kararının yukarıda gösterilen sebeple ONANMASINA 25.12.1989 gününde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy