(1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 62)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Dosyadaki bilgilerden, davalının 16.3.1988 tarihinde şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşandığı, bu boşanma tarihinden 25 gün sonradan 11.4.1988 tarihinde boşandığı kocası ile tekrar evlendiği, evlenme tarihinden 5 gün sonra 16.4.1988 tarihinde iş akdini feshettiği ve işverence İş Kanununun 14. maddesi hükmü dikkate alınarak kendisine kıdem tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır.
Davacı idare, davalının kanuna karşı hile kullandığını iddia ederek verdiği kıdem tazminatının istirdadını istemiştir.
Borçlar Kanununun 62. maddesinde, borçlu olmadığı şeyi ihtiyari ile veren kimse, hataen kendisini borçlu zannederek verdiğini ispat ettiği takdirde onu istirdada hakkı vardır. Olayda davalı, boşandıktan 25 gün sonra aynı adamla tekrar evlenerek iş akdini feshetmiştir. Gerçi bir kimsenin boşandığı karı veya kocasıyla tekrar evlenmesi mümkündür. Ancak, olayın cereyan tarzına göre, davalının davranışını bu çerçevede de mütalaa etmek mümkün değildir. Kanunun verdiği hakkı kullanırken, iyi niyetli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı idarenin borçlu olmadığı şeyi hataen verdiğinin ve bunu ispat ettiğinin kabulü gerekir. O halde istirdada karar vermek gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.1.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy