(2822 S. K. m. 23) (7201 S. K. m. 32)
U........ Motor ve Parçaları Döküm Sanayi T.A.Ş. adına Avukat Bilsen ile O...... İş Sendikası adına Avukat Cemal aralarındaki dava hakkında, (Aydın Asliye Birinci Hukuk Hakimliği)nden İş Mahkemesi sıfatıyle verilen 10.10.1990 günlü ve 599/558 sayılı hüküm, davalı sendika avukatınca temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
2822 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca tutulan resmi arabulucu tutanağı, Aydın Bölge Müdürlüğü'nce merkezi Kadıköy/İstanbul'da bulunan sendikaya gönderilmek üzere adi posta yoluyla, 14.6.1990 günü Aydın PTT. sine verilmiştir. Sendika, kayıtlarına bu tutanağın 16.6.1990 tarihinde geldiğini belirterek kayda geçmiş ve 25.6.1990 tarihinde grev kararı almış ve 23.7.1990 tarihinde işverene gönderdiği yazı ile de 2.8.1990 günü grev uygulamasına geçeceğini bildirmiştir.
Bu yazıyı alan işveren, 30.7.1990 tarihli dilekçe ile bu davayı açarak resmi arabulucu tutanağının taraflara 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğe çıkarılmadığını, adi yolla yapılan tebligatın hangi tarihte sendikaya ulaştığının anlaşılmadığını, ulaştığı tarih belli olmadığı için 2822 sayılı Kanunun 27. maddesine göre grev kararının orada yazılı süre içinde alındığının da bilinemediğini, bu bakımdan sözü edilen grev kararının kanuni süresi içerisinde alındığının kabulünün mümkün olamayacağını bildirerek, alınan grev kararının kanunsuz olduğunun tespitine ve grevin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Gerçekten, resmi arabulucu tutanağının taraflara 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Ne var ki, dosyadaki sendikanın ibraz ettiği belgelere göre evrakın 16.6.1990 günü sendikaya ulaştığı görülmektedir. Kayıt defterine gelen evrak sıra numarasıyla kayıt edilmiş ve bu yazı da 16.6.1990 günü kaydedilen bir kısım evraktan önceki sıra numarasını almıştır. Sendikanın alındı damgasında da 16.6.1990 tarihinin yazılı olduğu görülmektedir. Davacının bu kayıtlara bir itirazı olmamıştır. İddiası, mücerret olarak tebligatın usulsüzlüğüne dayanmaktadır. Bu mücerret iddianın aksi kanıtlanamayan kayıtlar karşısında esas alınmaması gerekir. Öte yandan, evrakın 14.6.1990 tarihinde PTT.'ye verildiği bizzat işverenin mahkeme aracılığı ile yaptırdığı tespitle sabittir. Aydın PTT.'sine 14.6.1990 tarihinde verilen bir evrakın İstanbul - Kadıköy'deki sendika adresine 16.6.1990 tarihinde ulaşabilmesi de normaldir. Bu açıdan bakıldığında da tutanağın 16.6.1990 günü sendikaya ulaştığının kabulü gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesine göre de, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Sırf Bölge Müdürlüğünün usule uygun tebligat yapmamış olması sendikanın haklarını bertaraf edici bir sonuç doğurmaması icap eder. Mahkemece, bu hususlar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebebe BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.12.1990 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy