(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davada davalı olarak gösterilmeyen önceki işveren zamanında onun işlettiği lokanta işyerine 29.9.1984 tarihinde aşçı olarak girmiş 1.8.1988 tarihine kadar çalıştıktan sonra, bu tarihte, yani 1.8.1988 tarihinde işyeri davalılara devredilmiş, davacı hiç ara vermeden yeni işverenler nezdinde çalışmasını sürdürmüş, eski ve yeni işverenler arasında 17.11.1988 tarihinde bir devir sözleşmesi yapılmış, bu sözleşme ile davacının 1.8.1988 tarihine kadar ki ücretlerinden ve kıdem tazminatından önceki işverenin sorumlu olacağı kararlaştırılmış, davacı bu sözleşmeden sonra da çalışmaya devam etmiş, durum böyle iken yeni işverenler, yani davalılar tarafından 15 günlük önel verilmek suretiyle hizmet akti feshedilmiştir.
Davacı davalılardan önceki işveren nezdindeki çalışmaları ile birlikte iken hizmet süresi için davalılardan ihbar ve kıdem tazminatı istemiş ve davayı açmıştır.
Davalılar önceki hizmet süresine ait kıdem tazminatının önceki işveren tarafından davacıya ödendiğini, kendi dönemlerindeki çalışma süresinin ise bir yıl doldurmadığından kıdem tazminatına hak kazanamayacağını ve bu çalışma süresine göre gereken 15 günlük önelin de verildiğini bildirerek davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece savunma doğrultusundaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İş Kanunu'nun 14. maddesinin 2. fıkrasına göre; kıdem tazminatında, işyerinin devir ve intikali söz konusu olduğunda işyerini devreden ve devralan işverenlerin işçiyi çalıştırdıkları süreler göz önünde tutulur. Devirle birlikte işçinin hizmet akdide yeni işverene geçer. Olayda davacı hiç ara vermeden çalışmıştır. Devirden sonra davalılar nezdinde çalışmasını sürdürmüştür. Bu durumda en önce açıklanan nedenle davalılar, davacının ihbar ve kıdem tazminatından önceki ve sonraki tüm çalışma sürelerinden sorumludur. Söz konusu edilen kıdem tazminatı ile ilgili anlaşma davacıyı bağlamaz. Bu itibarla tüm süre için gerçekleşecek olan ihbar ve kıdem tazminatına karar vermek gerekir. Önceki işveren tarafından kıdem tazminatı adı altında bir ödeme yapılmışsa ödenen miktarın ancak mahsubu söz konusu olabilir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 21.03.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy