(233 S. KHK m. 45)
Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği görev yönünden reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacının sözleşmeli personel olarak çalıştığı, bu nedenle işçi olmadığı gerekçesi ile davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.
Gerçekten, 233 sayılı KHK. nin 308 sayılı KHK. ile değişik 45 nci maddesinin ilgili bendi uyarınca personel ile akdedilecek sözleşmelerin uygulamasından doğacak her türlü ihtilaflar adli yargı mercilerince karara bağlanır denilmiş ise de; sözü edilen KHK. nin bu maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve yerine 399 sayılı KHK. nin ilgili hükmü getirilmiştir.
Davacı, doktor olarak T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre emekli olduktan sonra Turizm Bankasında, bu bankanın birleştirilmeden önce hizmet akdi ile 8 yıl kadar çalışmış ve işçilik süresine ait kıdem tazminatı ödenerek sözleşmeli personel statüsüne geçirilmiştir. Bir süre de sözleşmeli personel statüsünde çalıştırıldıktan sonra görevine son verilmiştir. Gerçekten gördüğü işin niteliği itibariyle o tarihteki mevzuata göre sözleşmeli personel olarak istihdamı mümkün olduğundan sözleşmeli sürede işçi olarak kabul edilemez. Bu durumda davaya bakmaya Adli yargı değil, idari yargı görevlidir.
O halde, idari yargının görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle ve bu gerekçe ile kararın onanması gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen gerekçe ile ONANMASINA, 29.04.1991 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy