(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, boşta geçen süreler karşılığı ve yıllık ücretli izin parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı bankanın kambiyo şubesinde görevli iken, adı usulsüz bir işe karışmış ve bu nedenle iş akti 14.5.1982 tarihinde feshedilmiştir. Hakkında açılan kamu davası süre yönünden ortadan kaldırılmıştır. Ceza mahkemesinde mütalaasına başvurulan bilirkişi, davacının usulsüz işlemlerle ilgili belgelerde rumuz ve parafının bulunduğunu, ancak imza yetkisinin olmadığını, bu sebeple sorumluluk yüklenilemeyeceğini bildirmiştir.
Davacı, 9.10.1986 tarihinde açtığı bu dava ile fesihten 1.12.1984 tarihine kadar boşta geçen süre için uğradığı zarar karşılığı ücret ve ücrete bağlı haklarını istemiştir.
Mahkemece, bilirkişiye yaptırılan hesap sonucuna göre 20.7.1982 ile 1.12.1984 tarihleri arası için gerçekleşen ücret ve ücrete bağlı haklara karar verilmiştir.
Gerçekten, 1475 sayılı İş Kanununun 13. maddesinin, son fıkrasına göre, işçinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır. Ancak, bunun için, işverenin kötüniyetle hareket etmiş olması ya da başkaca gerektirici bir nedenin bulunması gerekir. Davada, olayın oluş tarzına göre işverenin ihbar ve kıdem tazminatı dışında, fesihten sonraki boşta geçen süre için herhangi bir tazminat ödemesini gerektiren sebepler yoktur. Davacının çalışması belirli süreli hizmet aktine de dayanmamaktadır. Süresi belirli olmayan sürekli hizmet akti ile çalışmıştır. Bütün bu durumlar itibariyle boşta geçen süreye ait isteğin reddine karar vermek gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.1990 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalı bankanın kambiyo servisi elemanlarındandır. Yabancı uyruklu döviz tevdiat hesabı müşterisi olan bir kişinin başvurusu üzerine, gerekli işlemleri yaparak paraf etmiş ve imzaya hazır hale getirmiştir. Bu evrakların imzalanmasından sonra, yabancı bankalarda hesabı bulunmayan şahıs bankadan toplam 187.500 Amerikan Doları para çekmiştir. Davacının müstakil imza yetkisi bulunmamakla beraber, kendisinin yaptığı muamelelerle ve o işlere iştiraki ile davalı banka zarara uğramıştır. Bu durum, 1475 sayılı İş Kanununun 17/11-d maddesindeki bağlılığa uymayan davranışlarda bulunmak halini oluşturur. Davacının bu hareketi, davalı işverene, hizmet aktini haklı sebeple bozma imkanını sağlar. Bu bakımdan fesih haklı sebebe dayanmakla bu isteklerin reddi gerekirken, kabulü şeklindeki mahkeme kararının bozulması oyunda olduğundan, çoğunluğun bu yönden onama kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy