(1475 S. K. m. 73, 82)
Dava: Davacılar, iş kazasından doğan ölüm nedeniyle uğradıkları maddi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı, avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar iş kazasında ölen işçinin ana ve babası olup, bu dava ile ölenin maddi desteğinden yoksun kaldıklarını iddia ile maddi tazminat istemişlerdir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların her birine murislerinin gelirinin % 8'i ayrılmak suretiyle hesap yapılmıştır. Ancak daha önce, ölenin eşi ve iki çocuğu tarafından maddi tazminat davası açıldığı, o davada murisin tüm gelir 6 hisse itibarı ile 2 hissesinin ölene, 2 hissenin eşine, birer den 2 hissenin de çocuklarına olmak üzere dağıtıldığı ve bu paylaştırmaya göre yapılan hesap sonucu gerçekleşen maddi tazminatlara karar verilip temyiz incelendi sonunda onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. O davada ana ve babanın maddi desteğe muhtaç oldukları ileri sürülmemiş, ana ve baba için pay ayrılmadan hesap yapılmıştır. Böylece, ölenin geliri, ölenin kendi eşi ve çocukları arasında tamamen paylaştırılmış olmaktadır. Geriye herhangi bir pay kalmadığına göre, artık ana ve baba için pay ayrılması söz konusu olamaz. Bundan başka davacı babanın memur emeklisi olduğu ve eşi ile birlikte oturmakta olduğu, kendisine ait bir evi bulunduğu da dosyadaki delillerle sabit olmaktadır. Bu durumda evli ve iki çocuklu bir işçinin sürekli olarak davacılara maddi destekte bulunduğunun kabulü hayatın gerçeklerine uygun düşmemektedir. Esasen bu yön inandırıcı ve kesin delillerle kanıtlanmış da değildir. O halde, davanın reddine karar verilmek gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, 31.05.1990 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy