(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatıyla yıllık ücretli izin parasının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 5.11.1991 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat H.K. ve S.O geldiler. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İşyerinde uygulanmakta olan 1.4.1988-31.3.1990 yürürlük süreli TİS'nin 20'nci maddesinde Bu TİS'nin yürürlüğe girmesinden sonra tek veya toplu olarak işçi çıkartılmaması esastır. Ancak iş azlığı veya yokluğu işyerinin tümünün veya bir bölümünün kısmen veya tamamen sürekli çalışmasına imkan kalmaması gibi nedenlerle tek veya toplu olarak işten çıkartma sorumluluğunun doğması durumlarında, işçiler aşağıda belirlenen sıraya göre işten çıkartılabilirler. İşçi çıkartma ile ilgili olarak işveren yetkili mercilerden izin almak zorundadır.
İşten çıkarmada yukarıdaki sıraya uyulmadığı takdirde işçiye kıdem ve ihbar tazminatı üç misli olarak işverence ödenir denilmektedir.
Dosyadaki belge ve bilgilere göre; davacı işçi, 19.10.1989- 20.10.1989 tarihleri arasında işyeri saatini bekçi talimatına uygun şekilde kurmayarak sonraki nöbeti olan bekçinin de bu saati kurmasına engel olması, görevini bu şekilde ihmal ve işini savsatması yüzünden işyeri güvenliğini tehlikeye sokması nedeniyle feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu şekildeki hizmet aktinin feshinin yukarıyla ilgili bölümlerinin metni olduğu gibi alınan TİS'nin 20'nci maddesinin kapsamı dışında kaldığı açık ve seçik olarak anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı işçinin söz konusu 20'nci maddeye dayanarak isteklerde bulunması olanağı yoktur. Davacının sadece, ihbar ve kıdem tazminatı istemeye hakkı vardır. Mahkeme'nin 20'nci maddeyi yanlış anlam vermek suretiyle ihbar ve kıdem tazminatlarının 3 misli tutarındaki miktar üzerinden hüküm kurması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, 06.11.1991 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy