(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakladosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait özel okulda birer yıllık sözleşmelerle öğretmen olarak çalışmış ve son yıla ait sözleşmeyi, sözleşmenin 5. maddesine göre bir ay öncesinden haberdar etmek suretiyle yenilemeyeceğini bildirmiştir. Böyle bir durum sözleşmenin öğretmen tarafından feshedildiği anlamına gelir ve dairenin son içtihatlarına göre kıdem tazminatı isteyemez. Mahkemenin, feshin sözleşmenin 5. maddesine göre gerçekleştirildiğinden ve önceki bir Yargıtay kararından bahisle kıdem tazminatına karar vermiş olması doğru değildir.
Ancak davacı sözleşmeyi, subay olan kocasının başka bir yere tayin edildiğini ileri sürmek suretiyle feshettiğini ileri sürerek ve buna ait belgeyi ibraz ederek istekte de bulunmuştur. Böyle bir durum haklı görüldüğü takdirde İş Kanununun 16/II. (e) fıkrasındaki fesih halini oluşturur. Şu halde davacının bu isteği üzerinde durulup gerekli inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan yazılı sebeple isteğin kabulü doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 13.1.1992 gününde oybirilğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy