(1086 S. K. m. 7, 27)
Dava: Davacı, iş kazasından doğan maddi ve manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yabancı uyruklu, davalı ise Türk uyruklu taşeron durumundadır. Davalı taşeronluk işini yabancı uyruklu şirketten almıştır. Davacı, davalının bu taşeronluk işinde çalışmakta iken kaza geçirdiği iddiası ile, davalı aleyhine açtığı bu dava ile maddi ve manevi tazminat istemiştir.
Dava, önce Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış ise de, taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayandığı gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin dosya İş Mahkemesine tevdii edilmiş. İş Mahkemesince işin esasına bakılarak hüküm tesis edilmiştir.
Ancak, davacının; Romen Uyruklu asıl işverenin işçisi olduğu, davacı ile davalı arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya bakmaya İş Mahkemesi görevli olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Daha önce verilen Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı Yargıtay incelemesinden geçmediğinden bağlayıcı değildir. Bu itibarla görevsizlik kararı verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.02.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy