(506 S. K. m. 24)
Dava: Davacılar, iş kazası sonucu meydana gelen ölüm nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ana, baba işveren aleyhine açmış oldukları bu dava ile çocuklarının iş kazası sonucu öldüğünü iddia ederek maddi ve manevi tazminat talep etmişlerdir. Mahkemece, olay iş kazası kabul edilerek maddi ve manevi tazminata karar verilmiştir.
İş kazaları nedeni ile uğranılan zararlarının giderilmesi davası, sigorta gelirleriyle karşılanmayan kısmın ödetilmesi esasına dayanır. Bu nedenle, sigorta kurumunca bağlanan gelirlerin maddi tazminattan mahsubu gerekir. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 24. maddesi uyarınca geçimi sigortalı tarafından sağlanan ana, babaya gelir bağlanır. Davacı ana, baba gelir bağlanması için Sigorta Kurumu'na başvurmuşlar ise de, Kurum'ca olay iş kazası sayılmayarak gelir bağlanmamıştır. Bu konuda Sigorta Kurumu'nun yazısı dosyada mevcuttur. Ancak davalıların Kurum'un bu işlemine itiraz hakları vardır. Olayın iş kazası olduunun tespiti ile gelir bağlanması yolunda itiraz haklarını kullanabilirler. Bu yola gitmeden işverenin aleyhine açmış oldukları davada hak sahiplerine itiraz haklarını kullanmaları için mehil verilmek gerekir. O halde, davacılara bu konuda mehil tanımak ve gelir bağlandığı takdirde maddi tazminatlarından mahsup edilmelidir. Bu yolda işlem yaplmadan hüküm tesisi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3.2.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy