(818 S. K. m. 43, 49)
Dava: Taraflar arasındaki iş kazasından doğan maddi ve manevi zararın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.2.1992 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına avukat B.U.K.ile karşı taraf adına avukat Z.Y. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılarla toplanan delillere ve kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacıların tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Daha önce aynı konuda Batman İş Mahkemesi'ne açılan ve takip edilmemekle açılmamış sayılmasına karar verilen davada alınan kusur raporunda olayın kaçınılmaz nedenlerden ileri geldiği bildirilmiş. Ceza Mahkemesi'nde alınan 3 kişilik kusur raporunda da olayda kimsenin kusuru bulunmadığı belirtilmiş sonradan Ankara İş Mahkemesi'ne açılan bu davada alınan tek kişilik raporda ise, işveren % 90, muris % 10 oranında kusurlu bulunmuşlar, mahkemece bu rapor esas alınmak suretiyle maddi tazminat hesaplanarak hüküm kurulmuştur. Ancak, yukarda açıklandığı üzere kusur raporları arasında açık bir mübayenet vardır. Bu mübayenetin 3 kişiden oluşan bir bilirkişi kurulu aracılığıyla giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Mübayenet giderilmeden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı eş 1958 doğumlu olup bir çocukludur. Evlenme şansına sahip olması gerekir. Bu yönün düşünülmemiş ve evlenme şansından indirim yapılmamış olması doğru değildir.
4- Davacılara iş kazası sigortasından gelir bağlandığı anlaşılmaktadır. Bağlanan sigorta gelirlerinin tüm peşin değerlerinin maddi tazminattan tenzili gerekir. Gelirlerin tenzil edilmemiş olması da bozmayı icap ettirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 25.02.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy