(1475 S. K. m. 16)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı farkı ile ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmekle; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılarla toplanan delillere ve kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Yargıtay içtihatlarına göre borçlanılan askerlik süresinin kıdem tazminatı hesabında nazara alınabilmesi için hizmet akdinin emeklilik nedeni ile feshedilmiş olması ve son çalışma yerinin kamu kurum ve kuruluşlarında bulunması gerekir. Olayda hizmet akdinin feshi emeklilik sebebine dayanmadığına göre bu koşul gerçekleşmediğinden borçlanılan askerlik süresi kıdem tazminatına dahil edilemez. Aksine hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
3 - Hizmet akdi davacının nakledildiği yere gitmemesi nedeni ile feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durum İş Kanununun 16. maddesinin II. bendinin e fıkrasına giren hali oluşturduğundan ihbar tazminatı gerekmez. İhbar tazminatına karar verilmiş olması da yanlıştır. Temerrüde düşürmenin söz konusu olmadığı hallerde faize dava tarihinden itibaren karar verilebilir. Kabule göre ihbar tazminatı için fesih tarihinden faize karar vermiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3.10.1991 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy