(1475 S. K. m. 73, 82) (1086 S. K. m. 275, 276)
Dava: Davacı, iş kazasından doğan maddi ve manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukat tarafından temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Hükme esas alınan kusur raporunda bilirkişi, davacının İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün ikinci maddesine aykırı hareket etmiş olduğunu, kumanda kolunu yerine tam itmesi, kol kısmında boşluk bırakmaması gerektiğini, kolu yerine tam oturtamadığı için işine gerekli özeni göstermemiş olduğunu, bu durumda ikinci derecede kusurlu bulunduğunu, ek raporunda da davacının yaklaşık dokuz yıllık çalışan bir işçi olduğunu belirttikten sonra olayda davacının % 10, çalıştığı preste çift el kumanda sistemi ve yağ tüplerinin olmaması nedeniyle de işverenin %90 kusurlu olduklarını bildirmişse de, olayın cereyan tarzına ve davacıya atfedilen hususların durumuna göre bu kusur tevziinde isabet yoktur. Davacının açıklanan durumlara göre daha fazla oranda kusurlu olduğu neticesine varılmaktadır. Bu bakımdan açıklanan hususlar gözönünde tutulmak suretiyle konusunda uzman üç kişilik bir bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına 21.6.1991 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy