(2822 S. K. m. 39)
Dava: (..) sendikası adına Avukat (İ.T) ile (..) Belediyesi adına (Ş.B)aralarındaki dava hakkında İstanbul 3. İş Mahkemesi`nde verilen 30.07.1992 günlü ve 651/429 sayılı hüküm davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalı işverence, grev ve lokavta katılamayacak işçi olarak gece bekçileri için 13, gündüz bekçileri için 5, sağlık işleri doktor için 7, hemşire için 6 ve odacı için 5 olarak belirlenen işçi sayısının fazla olduğunu iddia ederek bu görevler için sayının sırasıyla 4, 3, 3, 2 ve 2 olarak tespitine karar verilmesini istemiştir.
Aynı davacı vekili; tarihsiz ve üzerinde hakimin havalesi bulunmayan ikinci bir dilekçe ile de; önceki dilekçede söz konusu edilen görev ve işler yanında Temizlik İşleri, Fen İşleri ve Tanzim Satış Müdürlükleri işyerleri için grev ve lokavta katılamayacak işçilerin bu son dilekçede bildirdiği sayıda tespit edilmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece; duruşma açılıp taraflar dinlenmeksizin, bilirkişi raporu esas alınarak Temizlik İşleri Müdürlüğü işyeri için 5, Fen İleri Müdürlüğü işyeri için 6 ve Tanzim Satış Müdürlüğü işyeri için 4 olmak üzere toplam 15 işçinin grev ve lokavta katılamayacak işçi olarak tespitine karar verilmiştir.
05.05.1983 günlü, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu`nun 39. maddesinin ilgili ikinci fıkrasında; toplu görüşmenin başlamasından itibaren altı işgünü içinde işveren tarafından grev ve lokavt dışında kalacak işçilerin işyerinde ilanından itibaren işçi sendikasının, altı işgünü içinde, belirlenen işçilerin niteliği ve sayısı hakkında İş Mahkemesinde itirazda bulunabilmesi, mahkemenin altı işgünü içinde karar vermesi ve kararın kesin olması kurallarına yer verilmiştir.
Bu yasal düzenleme gözönünde tutularak olay değerlendirilecek olursa, davacı sendika, önce 17.07.1992 tarihli dava dilekçesi ile işveren tarafından belirlenen grev ve lokavt dışında kalacak işçilerin fazla olduğunu görev, ünvan ve sayılarını belirtmek suretiyle itirazda bulunmuş, sonra da tarihsiz ve hiçbir resmi işleme tabi tutulmayan ve hakeme havale dahi ettirilmeyen başka bir dilekçe ile de Temizlik İşleri, Fen İşleri ve Tanzim Satış Müdürlükleri işyerlerinde grev ve lokavta katılamayacak işçi sayısına itirazlar ileri sürerek tesbit istemiştir. Mahkemece, ikinci dilekçeyi dikkate alan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmuştur. Yukarıda anılan 39. maddenin ikinci fıkrasına göre bir istek ya da itirazda bulunulduktan sonra, dosyaya nasıl ve hangi tarihte girdiği belirlenemeyen, ikinci dilekçe esas alınarak hüküm kurulması halinde, öngörülen yasal prosedürün dışına çıkılmış olmaktadır ki, bu koşullarda verilen kararın kesinliğinden söz etmek olanağı yoktur.
İşin esası yönünden de, yukarıda ayrıntılı biçimde açıklandığı gibi davacı sendika tarafından grev ve lokavta katılamayacak işçilerin sayısına itiraz edilmesi üzerine, bu dilekçe gözönünde tutularak inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, tarihsiz süresinde verildiği belirlenemeyen ve üzerinde herhangi bir resmi işleme tabi tutulduğunu gösteren bir kayda dahi rastlanmayan ikinci dilekçeye itibar edilerek ve duruşma açılıp taraflar dinlenmeden hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 07.09.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy