(1475 S. K. m. 13, 14) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatı ile yıllık ücretli izin parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalılardan SSK avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kat malikleri ve SSK Genel Müdürlüğü'nü hasım göstererek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Yargılama sırasında davacı; SSK'na karşı açmış olduğu davayı atiye bıraktığını bildirmiş, buna karşı kurum vekili muvafakatı olmadığını, davanın sonuçlandırılarak reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece kurum hakkındaki davanın atiye bırakılması nedeniyle karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kıdem ve ihbar tazminatları hakkında açılan davada husumetin SSK Genel Müdürlüğü'ne yöneltilmesi doğru değildir. Öte yandan, açılan davanın da Kurum vekilinin muvafakatı olmadan atiye bırakılması olanağı yoktur. Bu konuda Kurum aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddi ve red nedeniyle kurum vekili lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, 29.04.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy