(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki gecikme zammının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.4.1993 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat R.Ö. ile karşı taraf adına Avukat E.Y.A. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının kıdem tazminatı muhtelif tarihlerde taksitler halinde ödenmiştir. Bu durumda, hizmet aktinin feshi tarihi ile her bir ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süreler için gecikme faizinin hesaplanması gerekirken kıdem tazminatının tamamı için ve yapılan ödemeler dikkate alınmadan, son ödeme tarihine kadar faiz hesaplanması, hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 13.04.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı tarafından Bartın Noterliği vasıtası ile gönderdiği ihtarname 23.12.1991 tarihli ise de, bunun davalıya ulaşma tarihi 7.1.1992'dir. Bu nedenle ihtarname işverene ulaştığı 7.1.1992 tarihinde hüküm ifade eder. Öte yandan davacı 24.12.1991 tarihinde tüm alacak ödendikten sonra işverene ibraname vermiş ve ibranameye itirazı kayıt koymamıştır. Bu nedenlerle davanın reddi gerektiği görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy