(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatınca temyiz edilmiş ise de, HUMK'nun 435. maddesi uyarınca duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının diğer bir işçiye yumruk vurması ile oluşan olayın önce sözü edilen diğer işçinin, aynı işyerinde çalışan ve davacının yeğeni olduğu anlaşılan bir kadın işçiye laf atması ile başladığı ve davacının sözlü uyarısı üzerine, önce o kişinin davacıya vurduğu ve böylece olaya diğer işçinin sebebiyet verdiği anlaşılmaktadır. Olayın bu cereyan şekline göre işyerinde beş yıllık işçi olan davacı yönünden işverenin haklı çıkarma sebeplerinin oluştuğundan söz etmek hayatın olağan akışına ve hakkaniyete uygun düşmez. Bu itibarla gerçekleşecek olan ihbar ve kıdem tazminatına karar vermek gerekirken aksine gerekçe ile bu isteklerin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan karara yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 10.09.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy