(1086 S. K. m. 95) (1475 S. K. m. 13, 14, 49)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücret ve yıllık ücretli izin parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı daha önce aynı hak türleri için aynı miktarlar üzerinden davalı hakkında dava açmıştır. O davada davasından vazgeçtiğini bildirmiş ve bu beyanını imzası ile tasdik etmiştir. Mahkemece vazgeçme nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Davacı yine aynı hak türleri ve aynı miktarlar üzerinden bu davayı açmıştır. Davacı, haklarının ödeneceği söylendiği için davalının bu şekildeki beyanına inanarak önceki davadan vazgeçtiğini ileri sürmüştür. Davalı ise feragat nedeniyle dava red edildikten sonra, tekrar dava açılamayacağını öne sürerek davanın reddini talep etmiştir. Gerçekten vazgeçme, feragat niteliğindedir. HUMK'nun 95. maddesine göre feragat, kati bir hükmün, hukuki neticelerini hasıl eder. Davacı feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle yapıldığını da usulen ispat etmiş olmadığına göre bu davanın da reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 26.05.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy