(1475 S. K. m. 5)
Dava: Davacı, transfer ücreti, ücret alacağı ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Spor Kulübünde Teknik Direktör olarak çalışmıştır. Sözleşme gereğince ödenmesi gerektiğini ileri sürdüğü ücret farkı ile transfer ücretini istemiştir.
Yaptığı işin niteliği itibariyle sporcu kavramı ve kapsamı içinde düşünülmek gerekir. 1475 sayılı İş Kanunu`nun 5 inci maddesine göre sporcular haklarında İş Kanunu uygulanmayan istisnalar içinde sayılmıştır. Böyle olunca davaya bakmaya İş Mahkemesi görevli değildir. Görevli mahkeme miktar itibariyle Asliye Hukuk Mahkemesi`dir. O halde, dava dilekçesinin görev noktasından reddine karar vermek üzere hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 15.09.1992 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Teknik direktör olan davacı, sayın çoğunluk tarafından sporcu olarak mütalaa edilerek 1475 sayılı İş Yasası`nın 5.maddesine göre, istisnalar içine girdiğinden bahisle, yerel iş mahkemesinin bu davaya bakmağa görevli olmadığı görüşüyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek üzere hüküm bozulmuştur.
Çoğunluk, teknik direktörü sporcu niteliğinde kabul etmektedir. Oysa teknik direktör veya diğer bir deyişle antrenör, öğretici ve eğiticidir. Yani bir tür öğretmendir. Bu kişiler belli bir kursu tamamladıktan sonra söz konusu görevi yapmak üzere belge alırlar. Nitekim dosyada bulunan sözleşmenin adı "Futbol Federasyonu Başkanlığının (tek tip) Teknik Çalıştırıcı Sözleşmesi"dir.
Sözleşmenin içinde bulunan 1/a maddesinde, Kulüp, Yurt ve Askeri Güçlerle çalıştırıcı arasında yapılacak akitlere ait olan bu tek tip sözleşme, Futbol Teknik Yönetici ve Öğretici Yönetmeliği esaslarına göre düzenlendiğinden söz edilmektedir.
Esasen profesyonel sporcu ve teknik direktör ile kulüp arasında hizmet ilişkisi mevcuttur. Ancak sporcular İş Yasası`nın kapsamı dışında bırakılmıştır. Öte yandan yasa ile öngörülen istisnaların daha fazla genişletilmemesi gerekir. Aksi halde, İş Yasası`nın koruyucu kurallarından yararlanma imkanı daraltılmış olunur.
Tüm bu açıklamaların ışığında teknik direktör, İş Yasası`nın 5. maddesinde sayılan sporcular kapsamına girmez. Bu yüzden teknik direktör İş Yasası`na tabi olarak çalışması gerektiğinden davanın görülmesi İş Mahkemesi`nin görevi içine girmektedir. Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy