(2822 S. K. m. 45) (1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatıyla sosyal haklardan doğan alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve tanık sözlerinden davacının 19.2.1990 günü saat 08.00'de bir kısım işçilerle birlikte daha önce bir işçinin işten çıkarılmasını protesto etmek amacıyla işi bıraktığı, kendilerini çalıştıran taşeron tarafından bu eyleminden dolayı ihtar cezası verildiği ve tekrarında iş akdinin tazminatsız feshedileceğinin bildirildiği, bunu takiben işi yavaşlatmakla birlikte aynı gün saat 16.30'a kadar çalışmasını sürdürdüğünü, fakat 16.30'dan sonrada tekrar direnişe geçtiği, bunun üzerine yine taşaron tarafından 2822 sayılı Yasanın 45. maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 17/II-(g) fıkrası uyarınca iş akdinin feshedildiği anlaşılmaktadır. Olayın bu cereyan şekline göre işveren fesihte haklı olup davacı, kıdem ve kötüniyet tazminatı isteyemez. Her ne kadar davacı 31.10.1989 tarihinde sendikaya üye olmuş ve davacı tanıkları da sendikaya üye olması nedeniyle iş akdinin feshedildiğini söylemiş iseler de, bu ifadeler somut olaylara dayanmayıp mücerret beyanlardan öteye gitmediği gibi, feshin sendika üyeliğinden aylarca sonraya ait olması yukarıda belirtildiği suretle davacının direniş yapması olayının varlığının bir gerçek olarak ortaya çıkması hususları karşısında, davacının iş akdinin sendikaya üye olması sebebine dayandırılmasında isabet olamaz. O halde gerek kıdem tazminatı ve gerek kötüniyet tazminatının reddine karar vermek gerekir. Yazılı şekilde bu isteklerin kabulü isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.3.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy