(506 S. K. m. 26, 53, 55)
Dava: Davacı, iş kazasından doğan maddi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği redetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının 1971 yılında geçirmiş olduğu iş kazası sonucu % 11.1 oranında malül kaldığı tespit edilmiş ve % 11.1 oranı için açtığı tazminat davası lehine sonuçlanarak kesinleşmiştir. Bu defa davacı 23.1.1991 tarihinde açtığı dava ile aynı işkazasına bağlı olarak maluliyetinin 29.11.1990 tarihli hastane raporu ile % 40 oranına yükseldiğini iddia ederek aradaki fark maluliyet için maddi tazminat istemiştir.
Gerçekten aynı işkazasına bağlı olarak sonradan maluliyet oranında bir artma olduğu takdirde artan fark maluliyet için tazminat davası açılabilir. Önceki kısmi maluliyet için verilmiş olan karar fark maluliyet için açılan davada kesin hüküm oluşturmaz. Bu nedenle mahkemenin % 11 maluliyet için evvelce verilip kesinleşmiş olan kararın bu davada kesin hüküm teşkil ettiğinden bahisle isteği red etmiş olması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır. O halde, davaya bakılarak aynı işkazasına bağlı olarak maluliyet sonradan artmış ise, işin gereği yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 3.11.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy