(818 S. K. m. 55)
Dava: Davacı, trafik kazası sonucu uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nin 435. maddesi uyarınca duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı şirketlerin, civar il ve kazalara ilaç dağıtımı işinde çalıştığını, E.L. ismindeki kişinin de aynı şekilde davalıların işçisi olduğunu, ilaç dağıtımı işinde E.'nin şahsına ait aracın kullanıldığını, benzin parasının davalı şirketlerce fatura karşılığı ödendiğini, olay günü E.'nin sürücülüğünü yaptığı sözü edilen araçla ilaç dağıtımı işinden dönerken meydana gelen bir trafik kazasında E.'nin öldüğünü, kendisinin de yaralandığını iddia ederek maddi ve manevi zararlarının davalılardan müştereken tahsilini istemiştir.
Mahkemece E.L. ile davalı şirketler arasında herhangi bir hukuki ilişkinin bulunmadığı, adı geçenin şirketin işçisi olmadığı, yaptırılan kusur incelemesinde de E.'nin % 100 kusurlu olduğunun saptandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki bilgi, belge ve şahit sözlerinden E.'nin davalı şirketlerin veya bunlardan birinin işçisi olduğu, ilaç dağıtımı işinde çalıştığı izlenimi hasıl olmaktadır. Aracın benzin parasının da bu şirketlerden biri veya birlikte ödendiği ve işverenlikçe davacının ve E.'nin, E.'ye ait araçla birlikte seyahat etmelerinin programlandığı da ileri sürülmektedir. Şayet E. şirketin veya şirketlerin işçisi ise ve E.'ye ait aracın benzin parası işverenlikçe ödenmekte ve birlikte ilaç dağıtımı işini yapmaları, aynı araçla seyahat etmeleri önerilmiş veya kararlaştırılmış ise, işverenin olayda kusurlu görülen işçiyi istihdam eden sıfatıyle davacıya karşı sorumlu olması gerekir (BK m.55). O halde, bu yönler üzerinde yeterince durulup gerekli araştırma ve inceleme yapılarak olayın ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ortaya çıkarılıp konulması gerekir. Noksan inceleme ve değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Bu tespit yapıldıktan sonra da, davacının sigorta kurumuna başvurarak olayın bir iş kazası olduğunu tespit ettirmesi ve iş kazası sigortasından gelir bağlanması icabeder. Zira böyle bir tespit, olayın bir iş kazası sayılması bakımından davaya ışık tutabileceği gibi, sigorta gelirlerinin maddi tazminattan mahsup edilmesi yönünden de önemlidir. O halde karar bu nedenlerden dolayı bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 10.11.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy