(1475 S. K. m. 64)
Dava: .... Sendikası Genel Merkezi adına Avukat Şinasi ile K..... Sanayi ve TAŞ. adına Avukat Bilgehan aralarındaki dava hakkında Kocaeli 2. İş Mahkemesinden verilen 24.3.1992 günlü ve 244/55 sayılı hüküm davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: işyerinde uygulanmakta olan 1.9.1990 - 31.8.1992 tarihleri arasını kapsayan TİS'nin 28. maddesinin (B) bendinin ikinci fıkrasında aynen; "vardiya halinde çalışan ve dinlenme için tespit edilmiş zamanları bulunmayan işyerlerindeki işçilerin yemekleri işbaşına gönderilir ve yemek iş başında işi aksatmadan yenir. Yemek vardiyanın ortalama bir zamanında verilir, ara dinlenmesini makina başında yemek yemek suretiyle geçiren işçiye yarım saatlik ücret mesaili olarak ödenir" denilmektedir.
İşveren, TİS'nin imzalanmasından sonra sözleşmenin bu hükmünü uygulamayarak yemek yemek için işçilere nöbetleşe ara dinlenmesi uygulamasına geçmiştir.
Davacı sendika işveren aleyhine açmış olduğu bu dava ile işverenin TİS'nin hükmüne aykırı hareket ettiğini, eskisi gibi sözleşmede öngörülen bu hükmü aynen uygulaması gerektiğini, sözleşmede nöbetleşe ara dinlenmesi verileceğine dair bir hüküm bulunmadığından işverenin sonraki bu uygulamasının sözleşmenin 28. maddesi ile 1475 sayılı İş Kanununun 64. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek bunun tespitini istemiştir.
TİS'nin davacı işçi sendikası ile davalı işverenin üyesi bulunduğu işverenler sendikası arasında yapıldığı görülmektedir.
Uyuşmazlık sadece TİS'nin yorumundan doğan bir dava şeklinde ele alınacak olursa, işverenler sendikasına üye olan davalı işveren husumete ehil olamayacağından davanın bu noktadan reddine karar vermek gerekir ise de; uyuşmazlık TİS'nin yorumuna ilişkin olmayıp, aslında uygulamanın kanuna aykırı olduğunun tespitine ilişkin bulunmaktadır.
1475 sayılı İş Kanununun 64. maddesine göre ise, işçilere ara dinlenmesinin fiilen verilmesi gerekmektedir. Buna aykırı düzenlemeler yasaya aykırı olur. Hizmet akitleriyle ve TİS. ile bu yolda bir hüküm getirilemez. Buna göre TİS'nin 28. maddesi yasaya aykırıdır. Yasaya aykırı bir durumun uygulamaya konulması ve bunun tespiti şeklinde bir dava dinlenmez. İşveren şayet İ.K. 64. maddesine aykırı olarak bir uygulamaya geçmişse bunun düzeltilmesi ilgili merciler aracılığı ile sağlanabilir. Nitekim İ.K. 100. maddesinde de işin düzenlenmesine ilişkin yasaya aykırı uygulamalar cezai yaptırıma aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 1.5.1992 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy