(818 S. K. m. 49)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatı ile maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının görevli olduğu ve korumasında bulunan yerde oto yedek parçaları çalınmış işveren tarafından sorumlu görülen kişiler ve bunlar arasında bulunan davacı hakkında da C. Savcılığı'na şikayette bulunulmuş, C.Savcılığı'nca haklarında isnat edilen suçtan kamu davacı açılmış, şikayet edilenlerin bir kısmı mahkum olmuş, davacı ise beraat etmiştir. Buna göre, işyerinde bir hırsızlık olayının gerçek olduğu anlaşılmaktadır. Olay nedeni ile işverenin şikayetçi olma hakkını tanımak gerekir. İşveren şikayet hakkını kullanmıştır. Bu hakkını kullanırken mevcut olmayan bir olay için şikayette bulunmuş değildir. Nitekim C. Savcılığı'nca da bir kamu davacı açılmasına lüzum görülmüştür. Bütün bu olgular dikkate alındığında davacı yönünden BK'nın 49'uncu maddesindeki koşulların gerçekleştiğinden söz etmek isabetli olamaz. Davacının ceza mahkemesinde beraat etmiş olması aksine düşünceye yer vermemesi gerekir. O halde, manevi tazminat isteğinin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, 30.11.1992 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy