(1475 S. K. m. 73)
Dava: Davacı, iş kazasından doğan maddi ve manevi zararın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde dahili davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava ölümle sonuçlanan iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Davacıların miras bırakanı davalılardan (E) Co.Lim.şirketinde işçi olarak çalışmakta iken bu şirket personeli için lojman olarak kullanılmak üzere diğer davalı D.Y.'den kiralanan binanın tahliyesi sırasında lojmanda oturan şirket personelinin binanın balkonuna taktıkları televizyon anteninin bulunduğu yerden çıkarılıp götürülmek istenirken sökülen antenin binanın yakınından geçmekte olan yüksek gerilim hattına temas etmesi sonucu cereyana kapılarak hayatını kaybetmiştir. Mahkemece hükme dayanak kılınan son bilirkişi raporunda her ne kadar binanın sahibi olan ve diğer davalı şirkete kiralamış bulunan davalı D.Y.'ye binanın yüksek gerilim hattına 2 metreden daha yakın bir mesafede inşa edilmiş bulunması nedeniyle % 20 oranında kusur verilmiş ve bu sebeple de mahkemece adı geçen davalı tazminatla sorumlu tutulmuş ise de, davalının eylemi ile ölüm olayı arasında uygun sebep sonuç bağlantısı bulunup bulunmadığı yönü üzerinde durulmamıştır. Gerçekten televizyon anteninin 220 cm uzunluğundaki bir direğin ucuna takılmış olup, binanın yüksek gerilim hattından 2 metre uzakta inşa edilmiş bulunması halinde dahi yüksek gerilim hattına teması mümkündür. Görülüyor ki, binanın yüksek gerilim hattından 2 metre değil de, 150 cm uzaklıkta bulunması sonuca etkili değildir. Esasen söz konusu antenin bina sahibi olan davalı D.Y. tarafından ev balkonuna monte edilmediği, lojmanda oturan kişilere ait olup, onlar tarafından takıldığı ve giderken de götürülmek üzere söküldüğü anlaşılmaktadır. Kaldı ki, televizyon anteninin balkonun yüksek gerilim hattına uzak başka bir yerine takılması da mümkündür. Hal böyle olunca davacıların miras bırakanının ölümü ile bina sahibi davalı D.Y.'nin eylemi arasında olaydan sorumlu tutulmasını gerektirecek uygun sebep, sonuç bağlantısının varlığından söz etmek mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davalı D.Y. hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı düşüncelerle tazminatla sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.01.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy