(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelere, iş müfettişi tarafından düzenlenen rapor içeriğine ve mahkemece alınan bilirkişi raporundaki açıklamalarla bir kısım tanık ifadelerine göre, davacının davalıya ait işyerinde 1984 yılında mevsimlik işçi olarak çalışmaya başladığı, bir süre sonra devamlı olarak çalıştırıldığı 1.10.1991 tarihinde izinli olarak ayrıldığı ve fakat izin dönüşü 25.10.1991 tarihinde işe alınmadığı ve böylece iş akdinin işverence fesih edildiği anlaşılmaktadır. Davalı savunmasında davacının her ne kadar mevsimlik işçi olduğunu ve 16.4.1992 tarihinde yapılan ilana rağmen 1.05.1992 tarihinde başlayan yeni sezonda işe gelmediğini savunmuş ise de, davacı fesihten önceki tarihlerde işyerinde sürekli olarak çalışmış bulunduğundan ve yıllık izin sonunda işe alınmadığı anlaşıldığından davalının bu savunmasının gerçeği yansıttığından söz edilemez. Bu durumda gerçekleşecek ihbar ve kıdem tazminatına hükmetmek gerekir. Davacı, davalının kötü niyetini somut olaylarla ortaya koyup kanıtlayamadığından bu isteğin reddi doğrudur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 16.12.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy