(1475 S. K. m. 14/2)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm, süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı (A) Sanayi A.Ş.'nin tüm temyiz itirazları ile diğer davalı (B) Fabrikası (C) Köyü Kalkınma Kooperatifi'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2 - Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı işçinin 4.5.1976 tarihinden beri çalıştığı işyerinin 30.7.1986 tarihli kira sözleşmesi ile (A) A.Ş.'ye devredildiği anlaşılmaktadır. 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin 2. fıkrasına göre işyerini devreden davalı (B)'nin kıdem tazminatından sorumluğu, devir tarihindeki çalıştırılan süre ve devir esnasındaki işçinin ücret seviyesi ile sınırlıdır. Emredici nitelikteki bu hüküm dikkate alınmaksızın davalı (B)'nin de tüm süre ve son ücret üzerinden diğer davalı (A) ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulmuş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.1.1994 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İş Kanunu'nun 14/2 maddesinde, işyerinin el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatından her iki işverenin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Devreden işverenin devir tarihindeki ücret ve çalıştırdığı süre ile sınırlı olarak sorumlu olacağına dair ikinci cümledeki işçiye karşı dermeyan edilemez. işçiye karşı her iki işveren müştereken ve müteselsilen sorumludur. Sınır getiren hüküm ise, iki işveren arasında ancak rucuda söz konusu olur. Aksini düşünmek işçiyi mağdur edecek şekilde işyeri devirlerine neden olabilir ki kanun koyucunun böyle bir amaca yönelik düzenlemeye yapması düşünülemez. Bu nedenle söz konusu hükmü aksi şekilde yorumlayan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy