(506 S. K. m. 15, 22, 26)
Dava: Taraflar arasındaki iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.11.1989 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına avukat Belgin Altınörs ile karşı taraf adına avukat Ahmet İyimaya geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılarla toplanan delillere ve kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeblere göre davacının temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının temyizine gelince: Davacı 14.2.1980 tarihinde meydana gelen iş kazası sonunda % 24,2 oranında malul kalmıştır. Bu olay nedeniyle işveren 14.12.1982 tarihinde maddi tazminat olarak hesapladığı 610.856 TL. manevi tazminat olarak ta 12.000 TL takdir ederek kaçınılmazlıktan dolayı % 15 indirimle toplam 529.430 TL'yı ve bu miktarın olay tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş olan faizlerini davacıya ödemiş ve karşılığında noterlikçe düzenlenen 14.12.1982 tarihli ibranameyi almıştır. Davacı olaydan takriben 9 yıl, ödeme ve ibraname tarihinden itibaren de takriben 7 yıl geçtikten sonra bu davayı açarak maddi ve manevi tazminat istemiştir. Bu talepte bulunurken sözü edilen ibranamenin makbuz niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Ancak bu tür olaylarda ibranamenin makbuz niteliğinde sayılabilmesi için içerdiği miktarın işçinin olay tarihine göre gerçekleşecek olan zararının çok altında olması başka bir ifade ile, olay tarihine göre gerçekleşen zarar ile ibranamedeki miktar arasında aşırı bir oransızlığın mevcut olması lazımdır. Böyle bir açık oransızlık mevcut değilse ibranameyi geçerli saymak gerekir. Bu durumda yapılacak iş, davacının olay tarihindeki ücreti esas alınmak ve bu ücreti yine o tarihteki uygulamalara göre ileriye yönelik bilinmeyen yıllar için % 5 arttırıma tabi tutmak, peşin sermayeye çevrilmesinde de % 5 iskontoyu uygulamak sonra bunun maluliyet oranına isabet eden miktarından kaçınılmazlıktan dolayı işvereninki gibi % 15 oranındaki indirimi uygulamak bu suretle tespit edilen miktardan yine olay tarihi itibarıyla gerçekleşen sigorta gelirlerini indirmek bu işlem miktardan yine olay tarihi itibarıyla gerçekleşen sigorta gelirlerini indirmek bu işlem sonucunda bulunan maddi tazminat miktarıyla ibranamedeki maddi tazminat miktarını kıyaslamak, arada aşırı bir oransızlık mevcut ise, aradaki farka karar vermek, aksi halde ibranameye geçerlik tanıyarak maddi tazminat isteğinin reddine karar vermektir. Bu hususlar dikkate anılmaksızın takriben olaydan 9 yıl, ibranameden de 7 yıl sonra açılan bir davada söz konusu ibranamenin mücerret olarak makbuz niteliğinde kabulü ile hüküm kurulması isabetsizdir.
3- Bir olayda duyulan elem ve acı ve bunun karşılığı olarak istenebilecek manevi tazminat miktarı bir bütündür. Bölünerek zaman zaman talep ve dava konusu yapılamaz. Gerek dairemizin ve gerekse YHGK'un kararları bu yöndedir. Davacı zamanında manevi tazminatını almıştır. Bu durum karşısında 9 sene sonra dava açık tekrar manevi tazminat isteyemez. Bu nedenle manevi tazminat isteğinin reddi gerekir.
4- Kabul şekline göre; iş kazası sonucu bağlanan gelirlerin maddi tazminattan tenzili gerekir. Olayın kaçınılmaz olması buna engel değildir. Aksi halde davacı, hem sigorta kurumundan gelir almak, hem de işverenden tazminat almak suretiyle mükerrer yaralanma durumuna geçmiş olur ve böylece haksız kazanç sağlamış olur. Sigorta gelirinin tenzil edilmemiş olması da usul ve yasaya ve uygulamalara aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeblerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 100.000 lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy