(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, kötü niyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İş Kanunu'nun 13. maddesinin (c) bendinde öngörülen ihbar öneline ilişkin ücretin üç katı tutarındaki kötü niyet tazminatı isteğine ilişkindir. Gerçekten, anılan hükme göre işçinin sendikaya üye olması, şikayete başvurması gibi sebeplerle iş akdinin feshi halinde işçi kötü niyet tazminatı isteyebilir. Somut olayda, davacının iş akti, işini bırakıp ödenmeyen işçilik haklarını almak üzere diğer bazı işçilerle birlikte vezne önündeki kuyrukta beklemesi sebebiyle fesih edilmiştir. İşveren davacının bu davranışını yasa dışı direniş olarak yorumladığı için kendisini işten çıkarmıştır. Ortada belli bir olgu mevcuttur. Davacının daha önce açtığı davada fesih haklı görülmeyerek ihbar ve kıdem tazminatına hükmedilmiş bulunması ve o kararın gerekçe bölümünde kullanılan, işverenin fesih işleminin iyi niyet kuralları ile de bağdaşmadığı yolundaki ifade bağlayıcı nitelikte olmadığı gibi, mevcut olgular karşısında kötü niyetin varlığının kanıtı olarak da kabul edilemez. Feshin kötü niyetle de yapıldığı da kanıtlanamadığından davanın reddine karar vermek gerekirken kabulü doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.03.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy