(2822 S. K. m. 38, 42) (1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar kıdem tazminatıyla fazla çalışma ve yıllık ücretli izin parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bir işyerinde uygulanan greve, o işyerinde çalışan bütün işçiler katılmak zorunda değildirler. Greve kararını alan sendikanın üyesi bulunan işçi dahi greve katılıp katılmamakta serbesttir.
Öte yandan yasal greve katılan işçi bir süre sonra vazgeçerek çalışmak isteyebilir. Ancak, greve uygulamasının başladığı tarihte greve katılmayan veya greve katılmaktan vazgeçen ve işyerinde çalışan bir işçi, sonradan greve katılamaz. (K. Oğuzman, İşçi-İşveren İlişkileri, C. 1,4. Bası Sh. 210,234; S. Reisoğlu, TSGLK, Şerhi Ankara-1986, Sh. 328 vd.; K. Tonçomağ, İş Hukukunun Esasları, İstanbul-1988, Sh. 543 vd.; T. Esener, İş Hukuku, 3. Bası, Ankara 1978, Sh. 637 vd.) Greve katılmayan ve işverence çalıştırılan işçinin hizmet akti askıda olmadığından, tarafların sözleşmeden doğan hak ve borçları devam eder.
Bu nedenle, işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki gün işe devam etmemesi, işverene hizmet akdini tazminatsız fesih hakkı verir. (İ.K.m. 17/II-f).
Somut olayda, toplanan delillerden, işyerinde greve uygulamasının 20.3.1989 tarihinde başladığı, davacının greve devam ederken 21.8.1989 da üyelik için sendikaya başvurduğu ve greve katıldığı, işverence de 22.8.1989 günü İş Kanunu'nun 17/II-f maddesi uyarınca devamsızlık nedeniyle iş akdinin fesih edildiği, işyerindeki grev uygulamasının ise daha sonra 25.1.1992 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır.
Ancak davacının başlangıçta greve katılıp katılmadığı ve greve sırasında işyerinde çalışıp çalışmadığı yeterince aydınlığa kavuşturulmamıştır.
Gerçekten, davacı başlangıçta greve katılmamış ve işyerinde çalışmakta iken, sendikaya üye olup sonradan greve katılmak suretiyle işi bırakmış, ise, işveren iş akdini fesihte haklıdır. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekir.
Şayet davacı, başlangıçtan itibaren greve katılmış veya greve katılmamakla birlikte işverence çalıştırılmamış ise, greve süresince iş akdi askıda kalacağından işverenin devamsızlık sebebiyle iş akdini fesih etmesi yasaya aykırı düşer.
Mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmadan, eksik ve yetersiz incelemeyle ihbar ve kıdem tazminatına hükmedilmiş olması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 23.09.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy